Filmekimi 2016’dan seçtiklerim...

Çocukken yazı iple çekerdim. Yaz demek tatil demekti, denize girmek, kış boyunca görmediğim arkadaşlarımı görmek, dilediğim kadar roman okuyup, istediğim saate kadar uyanık kalmak demekti. Şimdilerdeyse yaz benim için sıcaktan bunaldığım, özellikle son birkaç senedir "İlla tatil yapmalı mıyım?" stresini yaşadığım, çok da gerekli olmayan bir mevsim haline geldi. Onun yerine adı her daim hüzünle yan yana geçen sonbaharı yerine koydum nedense demeyeceğim çünkü nedeni belli. Benim için sonbahar hüzün değil aksine bütün güzel film, konser ve sergilere tıka basa doyduğum enerjik capcanlı bir mevsim. Ben, kavurucu sıcaklarda nereye gidip daha fazla bunalayım stresine girmektense yüzlerce film ya da onlara sergi, konser ve tiyatro arasından hangilerine gideyim de mümkün olan en fazla şekilde bu organizasyonlardan faydalanayımın peşindeyim artık. 

Bana göre her sene tüm bu organizasyonların açılış gongunu vuran etkinlik Filmekimi'dir. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 15cisi düzenlenen, 7-16 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek bu şölende seçmesi yine birbirinden zor tam 51 adet film var. Bu sene iki çocuğumu beşer gün ara ile farklı ülkelere yerleştirip, ardından Türkiye'ye dönüp yeni kurduğum işim, Evimizde Terapi ile alakalı koşturmalarım son sürat devam edince bilet seçimim son geceye kaldı. Onca film arasından gitmek istediklerimi seçmek neyse de seçtiklerimi belli bir çizelgeye oturtmak başlı başına bir iş. Ama çok zevkli... Özellikle benim gibi bir Başak burcu için :)


Çalışma kağıtlarım... (Resimde de görüldüğü üzere alternatif çok olunca sayfalarca not almak ve detaylı çizelgeler yapmak gerekebiliyor.)

Gel gelelim, biletleri alma süreci biraz sancılı. Normal alıcıysanız (İKSV'ye ait Lale Kart üyeliğiniz yoksa) telefon başına geçip size yardımcı olacak bir Biletix görevlisine ulaşabilmek için adeta oltayla balık tutar gibi müthiş bir sabırla beklemeniz lazım. Ne yalan söyleyeyim satışların açıldığı gün biraz -aslında oldukça- sıkıntı yaşadım. Neyse ki telefon başına oturduktan yaklaşık iki saat sonra karşıma çıkan son derece becerikli bir Biletix temsilcisi sayesinde gitmek istediğim 20 filmin (Evet, bu sene gerçekten biraz abarttım :)) tam 16 tanesine bilet alabildim. İddialı filmlerin biletlerinin hemen hepsi ön satışta tükeniyor. Fakat benim bugünden sonra bilet bakacaklar için önerim şu olacak: Çok istediğiniz bir gösterim var ve bilet bulamadıysanız muhakkak gösterim saati filmin oynatılacağı salona gidin. Genelde bir sürü gelmeyen olduğu için bilet bulma ihtimaliniz çok yüksek oluyor. Bir de çok rağbet gören filmler için ek seans koyuluyor. Onları da takip etmek lazım. 

Bu seneki Filmekimi'nde gösterilecek filmlere bilet almak isteyenlere fikir olması açısından seçtiğim filmleri ve seçme sebeplerimi kısaca paylaşmak isterim: 

1. Alt Tarafı Dünyanın Sonu (It's Only The End of The World): Ben filmleri seçerken Cannes Film Festivali'nde ödül alanlara öncelik veriyorum. Başrolünde çok sevdiğim aktris Marion Cotillard ile çekim gücüyle her seferinde neredeyse beni ekrana yapıştıran Vincent Cassel'in yer aldığı bu film Cannes'da Büyük Ödül ve Ekümenik Jüri Ödüllerini kazanmış. Filmin baş karakteri Louis, yıllardır görüşmediği ailesine ölümcül hastalığı olduğunu söyleyip veda etmeye gelmiştir... Güçlü oyuncu kadrosuyla oldukça iddialı bir melodram olduğu söyleniyor. 

2. Wiener-Dog: Kritikler tarafından belirlenen "kaçırılmaması gereken filmler" grubu arasında olmasa da bir festivalde kahramanı sosis köpek olan bir hikaye olacak ve ben gitmeyeceğim, mümkün mü? Prömiyeri Sundance Film Festivali'nde yapılan filmin Danny De VitoEllen Burstyn ve Julie Delpy'den oluşan renkli bir kadrosu da var. 

3. Canavarın Çağrısı (A Monster Calls): Her film festivalinde muhakkak bir adet animasyon filmi görmeye çalışıyorum. Bu sene Filmekimi'nde göreceğim iki animasyon filminden biri Canavarın Çağrısı. Annesinin hastalığı ile baş etmeye çalışırken anneannesi ve uzakta yaşayan babası arasında kalan Connor'ın canavar bir ağaçla yaptığı pazarlıkta ağacı seslendiren Liam Neeson. Anneanne rolündeki Sigourney Weaver ise her daim favori sanatçılarımdan. Bu fantastik animasyonu merakla bekliyorum...

4. Çakı Gibi (Swiss Army Man): Prömiyerini yaptığı 2016 Sundance Film Festivali'nin Yönetmen Ödülü'nü alan bu filmi seçmemdeki sebep taşlaşmış Harry Potter karakterinden sonra oynadığı her rolü üzerinde eğreti gördüğüm Daniel Radcliffe'in başrolde olması. Belki bu sefer oynadığı role ısınırım diye detaylarını okurken bu filmin aslında Sundance'te oldukça tartışıldığını öğrendim. Ve hemen listeme aldım. Konusu gerçekten de çok ilginç ve merak uyandırıcı. Issız bir adada mahsur kalan Hank'in adada bulduğu cesetle arkadaş olması ve bu cesedi kullanarak adadan kurtulmaya çalışması... Sizce ceset kim? :) 

5. Kabakçığın Hayatı (My Life as a Courgette): Filmekimi'nin ikinci animasyon filmi de seçtiklerim arasına girdi. Bu tarz filmleri çok sevmemin yanısıra bu sene prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali'nde dakikalarca ayakta alkışlanmış olması bu filmin gösterileceği günü şimdiden iple çekmeme bir sebep. Karakterler müthiş sempatik! Film ayrıca İsviçre'nin Oscar adayı. 

6. Frantz: Dönem filmi, özellikle de 1. ve 2. Dünya Savaşlarını konu edenleri çok sevmemle beraber Filmekimi'ndeki alternatif çokluğundan önce elediğim ama sonrasında François Ozon filmini kaçırmak da olmaz diyerek listeme geri eklediğim bir film. 

7. Komün (The Commune): İKSV'nin web sayfasında yer alan filmin tanıtımında "Hayatın kendisi gibi, yer yer eğlendiren ama nihayetinde can acıtan bir film." ibaresini gördüğüm anda can sıkıcı birşey seyretmek istemediğim için tıpkı Frantz'daki gibi önce elediğim ama sonra Danimarka, İsveç, Hollanda ortak yapımı bu filmin enteresan olacağını hissederek listeme koyuverdiğim bir film. Bakalım hislerim doğru çıkacak mı? Başrol oyuncusu da Berlin Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almış. 

8. Three Generations: Susan Sarandon'ın lezbiyen büyükanneyi, Naomi Watts'ın onun kızını ve Elle Fanning'in de 17 yaşındaki torunu canlandırdığı bu filmi sırf çok keyifli olacağını düşündüğüm için seçtim. Bol kahkaha kesin bence :) 

9. Ağ (The Net): Kim Ki-duk'un yönetmenliğindeki bu film Filmekimi'nin iddialılarından olmakla beraber benim de en merak ettiklerimden. Oldukça siyasal bir teması olan bu Kore filmi dünya prömiyerini Venedik Film Festivali'nde yapmış. 

10. Meçhul Kız (The Unknown Girl): İki Altın Palmiye ödüllü Dardenne kardeşlerin daha önce başka filmlerini seyretmemiş olmakla beraber vicdan ve suçluluk duygusu teması üzerine giden bu filmi merak ettim. Konusu biraz sinir bozucu: Mesai saati biten doktor Jenny kapıyı çalan kadın hastaya kapıyı açmaz. Hasta kadının o gece öldüğünü öğrenen Jenny suçluluk hissine kapılarak kadının kim olduğunun peşine gider...

11. Aşk ve Savaş (On the Milky Road): Yönetmen koltuğunda Kusturica, başrolünde ise herhalde bu dünyada sonsuza kadar beğeneceğim tek kadın olan Monica Belluci olunca filmin konusuna şöyle bir göz gezdirmem yetti bile.

12. Julieta: Kanadalı yazar Alice Munro'nun öyküsünden uyarlanmış bu filmin yönetmeni Pedro Almodovar. İspanyol yönetmenin olgunluk döneminin en iyi ürünlerinden biri olduğu söylenilen bu film Cannes'da Altın Palmiye için yarışmış ve İspanya'nın da Oscar Adayı. Yani kısacası kaçırılmaması gerekenler arasında...

13. Korkunun Gölgesi (Under the Shadow): Korku klasikleriyle karşılaştırılan ve "Yılın ilk müthiş korku filmi" tarzında iddialı bir tanımla lanse edilen bu filmi bir korku filmi fanatiği olarak elemem söz konusu bile olamazdı. Hemen aldım listeme. İngiltere, Ürdün ve Katar ortak yapımı olan bu film aynı zamanda İngiltere'nin Oscar adayı olarak açıklanmış. 

14. Zamanın Yolculuğu: Yaşamın Seyri (Voyage of Time: Life's Journey): Adından da anlaşılacağı gibi evrenin 13.8 milyar yıllık tarihini anlatan bu belgeselin görsel efektlerinin yanısıra yaşadığımız hayatı sorgulatacak bir yapıt olduğunu düşünüyorum. Anlatıcı Cate Blanchett

15. Ben, Daniel Blake (I, Daniel Blake): 2016 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'yi kazanan bu politik dram merak ettiklerimden. Filmekimi'nin de iddialı yapıtları arasında. 

16. Satıcı (The Salesman): 2016 Cannes Film Festivali'nde En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini olan Fransa, İran ortak yapımı Satıcı,  Filmekimi'nin farklı filmlerinden biri bence. Filmin yönetmeni Asghar Farhadi, İran'da çekilmiş olması ve aldığı ödüller listeme alma sebeplerimdi. 

Bu 16 film benim biletlerini alabilmeyi becerdiklerim oldu. Çizelgedeki gösterim saatlerinin çakışması ve salonlarda yer olmaması gibi teknik sebeplerden dolayı satın alamadığım diğer dört film ise şunlar:

1. Arrival: Filmekimi'nde görmeyi en çok istediğim bu filmin hiçbir seansında yer bulamadım. Yönetmen koltuğunda Denise Villeneuve'ün oturduğu, görsel efektleriyle oldukça iddialı bir bilimkurgu olan Arrival'ın oyuncu listesi de oldukça iyi. Amy Adams, Jeremy Renner ve Forest Whitetaker. Bu gidişle bu filme ek seans açarlar diye düşünüyorum. Umarım yakalarım.  

2. Hizmetçi (The Handmaiden): Yine çok istediğim bir film ve malesef yine tükenen biletler. Güney Kore yapımı bu dönem filminde yok yok. Cinsellik, gerilim, entrika... Sarah Waters'ın "The Fingersmith" adlı romanından uyarlanan bu filmde zengin bir genç kadın, onu kandırmaya çalışan bir adam ve adamın tuttuğu hizmetçi arasında yaşanan entrikalar konu edilmiş. 

3. Toni Erdmann: Konusu ve ülkesi itibarıyla önce ilgimi çekmese de bir sitede rastladığım fragmanını seyredip oldukça beğenerek listeme aldığım Toni Erdmann baba kız ilişkisini konu alan ve gösterildiği Cannes Film Festivali'nde oldukça ilgi gören bir film. Aynı zamanda Almanya'nın da Oscar adayı olan filmin diğer çekici özelliği ise festival eleştirmenlerinden tarihin en yüksek puanını almış olması. 

4. Mezuniyet (Graduation): Mezuniyet, kızının İngiltere'de kazanmış olduğu bursu kaybetmemesi için lise sınavlarında hile yapmaya karar veren bir babayı konu alıyor. Yakın bir zamanda kendim de bilhassa iki çocuğumun başka ülkelerdeki üniversiteleri ve orada kurulan düzenleri ile ilgili oldukça koşturmalı ve çetin süreçler geçirdim. Bundan dolayı olsa gerek film konusu itibarıyla bana oldukça yakın geldi. 2016 Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü alan Mezuniyet'e denk gelirsem muhakkak gitmeyi düşünüyorum.

Evet, bunlar benim bu yılki seçimlerim. Detaylı bilgi için aşağıdaki bağlantıya tıklayarak İKSV Filmekimi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. 

http://filmekimi.iksv.org/tr/filmler

Seçimlerde ve satın alımlarda şimdiden bol şans...

Şehnaz Tuna
3.10.2016

Filmekimi 2016’dan seçtiklerim... - Pembe Sakuram - Şehnaz Tuna