Bir film öyle bir iz bırakır ki ruhunda, taşırsın onu ömür boyu vücudunda...

İstanbul'da baharın müjdecilerinden biridir İstanbul Film Festivali. 7-17 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek bu muhteşem organizasyon Akbank Sanat ana sponsorluğunda bu sene 35. yılını devirecek. Dile kolay bir ömrün yarısı... 187 uzun metraj, 10 kısa, 24 de deneysel olmak üzere toplam 221 filmden oluşan festivalden film seçmek başlı başına bir iş. Fakat herşey o kadar organize ki ne istediğinizi bildiğiniz takdirde birkaç saat ayırmanız yeterli oluyor. İçinde bulunduğumuz dönem itibarıyla keyfimiz pek yok. Her an diken üstünde, ne zaman tatsız ne yaşayacağız endişesinden başımızı kaldıramıyoruz. Böyle bir dönemde festivalden film seçme uğraşı bile benim için güzel bir kaçış oldu açıkcası. 

Festivalin direktörü Kerem Ayan bu sene getirdikleri bazı yeniliklerden söz etmiş. "Sinemada Farklı Bakışlar" temalı Ulusal Kısa Film yarışması olacak mesela. Ayrıca sinemadaki kadın erkek eşitsizliğine dikkat çekmek için Eurimages tarafından bir kadın yönetmene verilecek olan "Audentia" ödülü de bu sene ilk defa İstanbul Film Festivali'nde sahibini bulacak. Deneysel sinemaya da özel yer verilecek organizasyonda konserlerle desteklenecek "Musikişinas" adlı bir bölüm de yer alacak. Yani dolu dolu bir festival İstanbul'luları bekliyor. Bu sene filmlerin gösterileceği salonların sayısı oldukça fazla. Herkes için geçerli olacak mı bilmiyorum ama bunun benim için tek dezavantajı bazı filmleri sırf salonların uzaklıkları yüzünden elemem oldu. 


Kerem Ayan

Biletlerin ön satışı bu sabah 10.30 itibarıyla başladı. Biletix sitesinden satın almanız pek mümkün değil. Tamamıyla imkansız değil fakat yoğunluk olduğu için çok zor. Şansınızı denemeniz gerekiyor. Sistem aşırı talepten dolayı donabiliyor. Tutun ki şansınız yaver gitti ve diyelim dokuz bilet aldınız, onuncu bilette olacak bir aksaklıkta tüm çabanız boşa gidebilir ve aldığınız; diğer dokuz bileti de kaybedebilirsiniz. Ve siz yeniden almakla uğraşırken yerler bitebilir. Geçen aylardaki Bağımsız Film Festivali'nde bilet alırken başıma geldiği için bu durum tecrübemle sabittir :) Dolayısıyla en garanti yöntem satın almayı Biletix'in 0 216 556 98 00 numaralı telefonunu arayarak gerçekleştirmek. Biraz zaman alıyor ama en azından hattan düşme ya da sistemin donması sonucu boş ekrana dakikalarca bakma gibi sinir bozucu durumlar yaşamıyorsunuz. Fakat acele etmek lazım. Ben 10.50'de müşteri temsilcisi ile konuştuğumda festivalin iddialı yapıtlarından biri olan Bir Liderin Çocukluğu filminde yerler tükenmek üzereydi. Film seçimlerinizi İKSV'nin web sayfasını kullanarak internet üzerinden yapabilirsiniz fakat bence bu işlemi İKSV'nin hazırladığı kitapçığı temin ederek yapmak çok daha mantıklı çünkü tüm filmler elinizin altında oluyor. 

Benim bu seneki festivalde gideceğim filmlerin listesi şöyle: 

  • Hitchcock/Truffaut Belgeseli
  • Bir Liderin Çocukluğu
  • Köpeğin Kalbi
  • Eva'ya Huzur Yok
  • Şeytanlar
  • Son
  • Kum Saati Sanatoryumu
  • Kozmos
  • Anadolu Masalları
  • Rüzgarda Salınan Nilüfer
  • Gökdelen
  • Kördüğüm
  • Hüzünlü Belladonna

Festivalin bu seneki tanıtım filmi de oldukça etkileyici. "Film bitince başlar yeni bir film kafanda!" cümlesiye başlayan reklam filminde, film karakterlerini, sembollerini, isimlerini ya da sahnelerini vücuduna dövme olarak işletenlere yer verilmiş. 

Sanatla geçecek birkaç gün hepimize iyi gelecek. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler!!!

Detaylı bilgi için: http://www.iksv.org/tr

 

 

 

 

Şehnaz Tuna
26.3.2016

Etiketler : Film Festivali

Bir film öyle bir iz bırakır ki ruhunda, taşırsın onu ömür boyu vücudunda... - Pembe Sakuram - Şehnaz Tuna